Yoganın Etik Vejetaryenlikle ne İlgisi var?


Yoga Sanskrit bir kelimedir, insanlığın ilk felsefi metinleri olan Veda’larda geçer. Hintli filozof Patanjali birkaç bin yıl önce insanlığa rehber olan yoga Sutraları’nı yazdı. İlk bölümünde “Yogash chitta vritti nirodhah” diyerek yoganın tanımını yaptı; “Zihnin bölünmüş doğasıyla özdeşleşmeyi bıraktığında o zaman yoga ortaya çıkar ki bu da aydınlanmadır”.


Yoga, Sanskritçe yuj kökünden gelir. Bireyin özüyle kozmik sonsuz Öz’ü birleştirmektir. Özgürleşme, üst bilinçle bir olmak için uygulanır. Bu ne demektir? Bütün canlılar bir bütündür. Herkes gezegenimizde birbiriyle bağlantılı bir şekilde yaşar. Ayrılıklar zihnimizdeki bölünmeler, bilgi birikimimizin beslendiği egomuz sayesinde yaşanır. Zihnin karmaşası ile ortaya çıkan kaosun çözümü ayrı olan ile bütünün birleşmesi, bizim doğamızın hakkı varoluşun temeli ötekiliğin de aslında varlığın tekliğinin idrakı içinde sentezlendiği hale varmaktır. Patanjali bunun için evrenle bütünleşip kendi bölünmüşlüğümüzü birleştirmek adına sekiz adımlı bir yoga yoluna işaret eder.


Yoga dendiğinde çoğu kişinin aklına yoga derslerinde yapılan fiziksel duruşlar gelir. Bu yoga pozları, asanadır ve sekiz adımdan sadece biridir. Evrenle bütünleşmeyi isteyen kişi için asana uygulaması önemlidir çünkü bedenimiz biriken eski karmaların deposudur. Fiziksel bedenimiz yediklerimizden oluşur ve bunun içindir ki dengesizlikler gerginlik, rahatsızlık veya hastalık şeklinde kendini gösterir. Asanaların tedavi edici pratiğiyle karmalarımızdan arınmaya başlarız. Patanjali’nin gösterdiği sekiz adımdan ilki “yama” dır. Bunlar kısıtlamalardır. Bizim diğer canlılarla ilişkimizi belirler. Yamalar, zarar verme (ahimsa), doğrulukla düşün (satya), çalma (asteya), brahmacharya (kendini tut) ve aç gözlü olma (aparighara) der.


Hayatta yaşadığımız her şey geçmişte başkalarına nasıl davrandığımızın doğrudan sonucudur. Başkalarına nasıl davrandığımız onların bize nasıl davranacağını belirler. Bu doğanın dengesidir; karmadır. Kendimizi nasıl gördüğümüz kim olduğumuzu büyük ölçüde belirler ve kim olduğumuz da eylemlerimizde ortaya çıkar. Her eylem bir düşünceyle başlar. O yüzden eylemi faydalı yapmak için düşünceleri mükemmelleştirmek gerekir. Mükemmel düşünce öfkenin, açgözlülüğün, kıskançlığın olmadığı bencillik içermeyen düşüncedir.


Tamamen şiddetsizlik ve birbirimizden fayda sağladığımız bir yaşam için diğer yoga uygulamalarının da yapılması gereklidir. Tüm yoga uygulamaları empati yönümüzü geliştirmeye yardım eder ve bu yön aracılığıyla ötekilik yanılsamasını ortadan kaldırır.

Etik vejetaryenler, veganlar hayvanlara ve diğer insanlara empati göstermek ve gezegene fayda sağlamak için bitki kökenli gıdaları yerler. Süt, peynir, yumurta yemezler çünkü bunlar dünyaya zarar verir. Her türlü davranış ve alışkanlık ne kadar zaman sürdüğünden bağımsız incelenerek şu soru sorulabilir: “ Bu eylemim benim ve dünyadaki diğer canlıların huzura ve özgürlüğe kavuşması için fayda sağlıyor mu?”

Bazı et yiyenler kendilerini savunma argümanı olarak doğada da hayvanların birbirini yediğini söyleyebilirler. Tabaklarımızda hayatları son bulan hayvanlar doğada birbirini yiyen hayvanlar değillerdir. İnsanlar başka hayvanların etini yemeyenleri seçer; bugün endüstride, çiftliklerde içinde atık hayvan parçaları bulunan zenginleştirilmiş yem yemeye zorlanan otçul hayvanları.


Birleşmiş milletler raporlarına göre hayvancılık sektörü dünyadaki bütün ulaşım araçlarından daha fazla sera gazı salınımına sebep olur (Küresel ısınma). Temiz su kıtlığı çeken dünyamızda bir kilo dana eti için 65 ton su kullanılır. Fakat bir kilo buğday için sadece 19 ton suya ihtiyaç vardır. Endüstriyel çiftlikler için kapatılmış alanlar yabani hayvanların yaşam alanları ve her geçen an (saniyede 0,4 hektar) doğal ormanlar yok olmaktadır. Et yemek sadece dövülen, öldürülen hayvanların karmasına girmekle beraber dünya gezegeni için felaketler ile sonuçlanacak bir çok etken de yaratır.


Şiddeti yaymayı bırakırsak şiddet son bulur. Bu sadece insanların değil bütün canlıların birbirine bağlı oluğunu ve tek olduğunu fark etmeyi de kapsar. Merhametimizi hayvanları da içerisine alacak şekilde büyütmek karmamızı da temizleyerek bizi özgürleşmeye gidecek içsel varoluş hali yaratır. Mutlu olmak ve huzur bulmak istiyorsak bütün varlıklarla ilişkimizin karşılıklı fayda sağlaması gereklidir.


Bir mantrayla size selam vermek isterim


Lokah Samastah Sukhino Bhavantu

Anlamı: Her yerdeki tüm varlıklar mutlu ve özgür olsunlar ve benim şahsi hayatıma ait düşünceler, sözler ve eylemler herkesin mutluluğuna ve özgürlüğüne bir şekilde katkıda bulunsun.


NAMASTE


Itır KARAÇAM

13 görüntüleme